5235 sayılı Kanun m. 12 uyarınca, hangi suçlar bakımından ağır ceza mahkemesi, soruşturma evresinde de görevli ve yetkili kılınmıştır? Bu istisnai yetkinin temel gerekçesi nedir?
Kural olarak ağır ceza mahkemeleri, bir davanın kovuşturma (yargılama) evresinde görevlidir. Ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, bazı ağır koruma tedbirleri için soruşturma evresinde de karar verme yetkisini ağır ceza mahkemesine vermiştir. Metinde belirtilen istisnai durumlar şunlardır: 1) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi (dinleme, kayda alma, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi - CMK m. 135). 2) Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi (CMK m. 139). 3) Şüpheli veya sanığın teknik araçlarla izlenmesi (CMK m. 140). 4) Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma (CMK m. 128). Bu tedbirlerin tamamında karar, ağır ceza mahkemesi tarafından 'oybirliği' ile verilir. Bu istisnai yetkinin temel gerekçesi, söz konusu tedbirlerin şüphelilerin temel hak ve özgürlüklerine (haberleşme hürriyeti, özel hayatın gizliliği, mülkiyet hakkı) çok ağır müdahaleler içermesidir. Kanun koyucu, bu denli ağır tedbirler için tek bir sulh ceza hakimi yerine, daha güvenceli bir yapı olarak gördüğü ve heyet halinde (bir başkan, iki üye) toplanan ağır ceza mahkemesinin oybirliğiyle karar vermesini daha uygun görmüştür. Bu, hem daha kolektif bir muhakeme yapılmasını sağlar hem de keyfiliği önlemeye yönelik bir güvence mekanizmasıdır. (kadimhukuk.com.tr/makale/agir-ceza-mahkemesi-nedir/)