Taksirle yaralama suçu (TCK m. 89) ile kasten yaralama suçunun (TCK m. 86) manevi unsur açısından temel farkı nedir? Bir kişinin attığı taşın sekerek başka birini yaralaması durumunda, failin cezai sorumluluğu hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193149

Taksirle yaralama ile kasten yaralama arasındaki temel fark, suçun manevi unsurunda yatar. Kasten yaralamada (TCK m. 86), fail başkasının vücuduna acı vermeyi veya sağlığını bozmayı 'isteyerek ve bilerek' hareket eder (doğrudan kast) veya neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen eylemi gerçekleştirir (olası kast). Taksirle yaralamada (TCK m. 89) ise fail, neticeyi 'istemez'. Yaralama neticesi, failin 'dikkat ve özen yükümlülüğüne' aykırı davranması sonucu, öngörülebilir bir neticeyi öngörmemesi (basit taksir) veya öngördüğü neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket etmesi (bilinçli taksir) nedeniyle meydana gelir. Bir kişinin attığı taşın sekerek başka birini yaralaması olayında, failin kastının kime veya neye yönelik olduğu önemlidir. Eğer fail taşı belirli bir kişiyi yaralamak amacıyla atmışsa ve taş sekerek başkasını yaralamışsa, burada 'sapma (aberratio ictus)' hali söz konusu olur ve fail, hedef aldığı kişiye karşı 'kasten yaralamaya teşebbüs', yaralanan kişiye karşı ise 'taksirle yaralama' suçundan sorumlu olabilir. Ancak fail taşı kimseyi hedef almadan, örneğin suya atmış ve taş sekerek birini yaralamışsa, burada yaralama kastı olmadığı için eylem, öngörülebilir bir neticeye karşı gerekli dikkat ve özeni göstermeme nedeniyle 'taksirle yaralama' suçu (TCK m. 89) kapsamında değerlendirilir. (www.zulkufarslan.av.tr/ilk-haksiz-hareketin-saniktan-gelmesi/)