Sebepsiz zenginleşme davasının 'tali (ikincil)' nitelikte olması ne anlama gelir? Geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesine dayanarak ödeme yapan alıcının, satıcıya karşı açacağı davada 'denkleştirici adalet' ilkesi nasıl uygulanır?
Sebepsiz zenginleşme davasının 'tali (ikincil)' nitelikte olması, malvarlığındaki azalmanın başka 'asli' nitelikteki davalarla (sözleşmeye dayalı alacak, mülkiyete dayalı istihkak vb.) geri alınmasının mümkün olduğu durumlarda, sebepsiz zenginleşme davasının açılamayacağı anlamına gelir (Hukuk Genel Kurulu-K.2021/885). Bu dava, ancak başka bir hukuki imkan bulunmadığında başvurulabilecek bir yoldur. Geçersiz bir taşınmaz satış sözleşmesi (resmi şekilde yapılmamış) durumunda, sözleşme batıl olduğu için taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isterler. Burada asli bir sözleşme ilişkisi olmadığından sebepsiz zenginleşme davası açılabilir. 'Denkleştirici adalet' ilkesi, Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilmiş olup, geçersiz sözleşme nedeniyle ödenen paranın iadesinde, paranın sadece nominal değerinin değil, enflasyon karşısında aşınan alım gücünün de korunmasını amaçlar. Mahkeme, ödenen paranın, ödeme tarihindeki alım gücünün, ifanın imkansız hale geldiği (veya iade talep edildiği) tarihteki alım gücüne uyarlanmasına karar verir. Bu hesaplama, çeşitli ekonomik göstergeler (altın, döviz, enflasyon oranları vb.) dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle yapılır ve böylece davacının uğradığı reel kayıp telafi edilmeye çalışılır. (barandogan.av.tr/blog/borclar-hukuku/sebepsiz-zenginlesme-davasi-nedir.html, Y3HD-K.2021/8631)