Ceza infaz hukukunda 'girdi-çıktı yapmak' olarak bilinen uygulamanın hukuki dayanağı ve amacı nedir? Bu işlem adli sicil kaydına nasıl yansır?
'Girdi-çıktı yapmak', kesinleşmiş kısa süreli bir hapis cezasının infazı için hükümlünün ceza infaz kurumuna girip, yasal prosedürler (kayıt, müddetname düzenlenmesi vb.) tamamlandıktan sonra aynı gün veya birkaç gün içinde koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanarak salıverilmesi işlemidir. Bu uygulamanın doğrudan kanunda yer alan bir tanımı olmasa da hukuki dayanağı, koşullu salıverilme (5275 S.K. m. 107) ve denetimli serbestlik (5275 S.K. m. 105/A) hükümleridir. Hükümlünün bu haklardan yararlanabilmesi için cezasının infazına başlanmış olması, yani cezaevine 'girmiş' olması gerekir. Amaç, cezaevinde kalmayı gerektirmeyen veya çok kısa süre kalmayı gerektiren cezaların infazının fiilen başlatılarak, hükümlünün lehe olan infaz rejimlerinden yararlanmasını sağlamaktır. Bu işlem adli sicil kaydına yansır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 4 uyarınca hapis cezaları ve infaz bilgileri adli sicile kaydedilir. Girdi-çıktı işlemi sonrasında, kişinin cezasının infazına başlandığı, koşullu salıverildiği veya denetimli serbestliğe ayrıldığı bilgisi adli sicil kaydına işlenir. Cezanın infazı tamamlandığında bu durum da ayrıca belirtilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/cezaevine-girdi-cikti-yapmak-ne-demek/)