Hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna 1/10 oranında daha erken ayrılabilmesini düzenleyen Yönetmelik hükmünün uygulanmasında karşılaşılan 'fiili imkansızlık' sorununun temel nedenleri nelerdir? Bu durum, hukuk devleti ilkelerinden hangileriyle çelişmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193120

Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik m. 32/9'un uygulanmasındaki 'fiili imkansızlık' sorununun temel nedenleri şunlardır: 1) Puanlama Sisteminin Altyapı Eksikliğine Dayanması: Erken ayrılma için gerekli olan 80 ve üzeri 'gelişim puanı'nın elde edilmesi; 'işyurdu atölyelerinde çalışma', 'sosyal, kültürel, mesleki ve sportif kurslara katılma' gibi kriterlere bağlıdır. Ancak metinde belirtildiği üzere, Türkiye'deki kapalı ceza infaz kurumlarının büyük bir çoğunluğunda bu tür faaliyetleri sunacak fiziki altyapı ve imkanlar bulunmamaktadır. 2) Örgütlü Suç Hükümlülerine Yönelik Dolaylı Engel: Özellikle örgütlü suçlardan hükümlü olanların, güvenlik gerekçeleriyle bu tür faaliyetlere katılımları fiilen engellenmekte veya bu olanaklar hiç sunulmamaktadır. Bu durum, bu hükümlülerin 80 puan eşiğine ulaşmasını neredeyse imkansız kılmaktadır. Bu fiili imkansızlık, başta 'eşitlik ilkesi' olmak üzere çeşitli hukuk devleti ilkeleriyle çelişmektedir. Hükümlüler, kendi kusurlarından kaynaklanmayan, idarenin altyapı eksikliğinden veya fiili uygulamalarından doğan sebeplerle, kanuni bir haktan yararlanamamaktadır. Ayrıca, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle hükümlülerde oluşan 'haklı beklenti'nin karşılanmaması, 'hukuki güvenlik' ve 'belirlilik' ilkelerini zedelemektedir. Lehine bir düzenleme getirilip de bunun uygulanmasının fiilen imkansız hale getirilmesi, düzenlemenin amacını boşa çıkarmakta ve idarenin eylemlerinin öngörülebilir olması gerekliliğiyle bağdaşmamaktadır. (sen.av.tr/tr/makale/acik-kuruma-oraninda-erken-ayrilmanin-fiili-imkansizligi)