PVSK m.4/A'da düzenlenen durdurma yetkisinin süresi, 'durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan süreden fazla olamaz' şeklinde belirtilmiştir. Bu 'zorunlu süre' kavramının, kolluğun takdir yetkisini nasıl sınırladığını ve keyfiliği nasıl önlediğini bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193073

Bu 'zorunlu süre' kavramı, durdurma yetkisinin ucu açık ve keyfi bir şekilde kullanılmasını önleyen en önemli güvencedir. Kolluğun takdir yetkisini sınırlar, çünkü süre, durdurmanın 'amacı' ile doğrudan bağlantılıdır. Amaç gerçekleştiği veya gerçekleşemeyeceği anlaşıldığı an, durdurma sona ermek zorundadır. Örnek: Kolluk, bir kişinin kimliğini kontrol etmek amacıyla PVSK m.4/A'ya göre durdurmuştur. - **Meşru Süre:** Kişinin kimliğini çıkarması, kolluğun bu kimliği sistemden (GBT vb.) sorgulaması ve bir sorun olmadığını görmesi, genellikle birkaç dakika sürer. Bu süre, 'zorunlu süre'dir. İşlem bittiği an, kişinin ayrılmasına izin verilmelidir. - **Keyfi ve Hukuka Aykırı Süre:** Kolluğun, kimlik kontrolü bittikten sonra, kişiyi herhangi bir ek gerekçe olmaksızın, bekletmeye devam etmesi, ona özel hayatıyla ilgili sorular sorması veya keyfi olarak oyalaması, 'zorunlu süre'yi aşmak anlamına gelir. Bu andan itibaren, meşru bir 'durdurma' işlemi, hukuka aykırı bir 'hürriyeti kısıtlama'ya dönüşür. Kişi, bu keyfi bekletme nedeniyle, şartları varsa, haksız fiil nedeniyle devlete karşı tazminat davası açabilir. Dolayısıyla, bu kural, kolluğu, yaptığı işlemi makul ve gerekli olan en kısa sürede tamamlamaya zorlayarak, vatandaşın özgürlüğüne yönelik müdahaleyi asgari düzeyde tutar (durdurma-yakalama-ve-gozaltina-alma).