Bir kamu görevlisinin, görevini kötüye kullanarak bir vatandaştan haksız bir menfaat temin etmesi (rüşvet) şüphesiyle hakkında soruşturma başlatılmıştır. Ancak, rüşvet suçu tam olarak ispatlanamamış, fakat bu dönemde memurun mal varlığında, geliriyle açıklanamayan ciddi bir artış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, 'haksız mal edinme' suçu, rüşvet suçuna göre nasıl bir 'yedek (tali) norm' işlevi görür?
Bu durumda 'haksız mal edinme' suçu, rüşvet, zimmet, irtikap gibi yolsuzluk suçları için bir nevi 'yedek' veya 'tamamlayıcı' norm işlevi görür. Bu durum, 3628 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki 'Kanunun daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde...' ifadesinden kaynaklanır. Bu ifadenin anlamı şudur: Eğer bir kamu görevlisinin mal varlığındaki artışın, rüşvet, zimmet gibi daha ağır ve özel bir yolsuzluk suçundan kaynaklandığı ispatlanabiliyorsa, fail sadece o özel suçtan (örn: rüşvetten) cezalandırılır; ayrıca haksız mal edinmeden ceza verilmez. Ancak, metinde de belirtildiği gibi, 'kişinin yaptığı yolsuzluk fiilinin tam olarak ortaya çıkarılamamış veya kanıtlanamamış olması ihtimalinin oluştuğu durumlar için', kanun koyucu haksız mal edinmeyi ayrı bir suç olarak düzenlemiştir. Yani, savcılık, paranın rüşvet olduğunu ispatlayamasa bile, memurun bu paraya yasal yollarla sahip olamayacağını ve kaynağını açıklayamadığını ispatlayabiliyorsa, fail rüşvetten beraat etse bile, 'haksız mal edinme' suçundan mahkum edilebilir. Bu, yolsuzlukla mücadelenin etkinliğini artırmak ve ispat zorlukları nedeniyle faillerin tamamen cezasız kalmasını önlemek için getirilmiş bir mekanizmadır (haksiz-mal-edinme-sucu-cezasi).