Bir kişinin, diğerinin evinin camına, onu korkutmak veya bir şeyi protesto etmek amacıyla, ısrarla küçük taşlar atması eylemi, TCK m.123 (Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma) suçu kapsamında mı, yoksa TCK m.151/152 (Mala Zarar Verme) suçu kapsamında mı değerlendirilmelidir? 'Suçların içtimaı' kuralları bu durumda nasıl uygulanır?
Bu eylem, ortaya çıkan sonuca göre farklı şekillerde değerlendirilebilir ve suçların içtimaı kuralları devreye girer. - **Eğer Cam Kırılmazsa veya Zarar Oluşmazsa:** Failin eylemi, sadece kişiyi rahatsız etme boyutunda kalır. Israrla taş atma, TCK m.123'teki 'hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması' tanımına uyar. Eğer failin özel kastı da 'sırf huzur ve sükununu bozmak' ise, eylem sadece bu suçu oluşturur. - **Eğer Cam Kırılırsa veya Zarar Oluşursa:** Bu durumda, failin tek bir fiili (taş atma), hem TCK m.123'teki suçu (huzuru bozma) hem de TCK m.151/152'deki 'mala zarar verme' suçunu ihlal etmektedir. Bu, TCK m.44'te düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' halidir. Bu kurala göre, fail, işlediği suçlardan 'en ağır cezayı gerektiren' suçtan cezalandırılır. Mala zarar verme suçunun temel cezası (dört aydan üç yıla kadar hapis), kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezasından (üç aydan bir yıla kadar hapis) daha ağır olduğu için, fail sadece 'mala zarar verme' suçundan cezalandırılır. Huzur ve sükunu bozma eylemi, bu suçun içinde erimiş (tüketilmiş) sayılır. Faile her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilmez (kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu-ve-cezasi).