Bir icra takibinde, borçlunun, alacaklıya 'beyaza imza' atılmış bir kağıt verdiği ve alacaklının bu kağıdı fahiş bir bedelle doldurarak takibe koyduğu iddia edilmektedir. Borçlunun bu iddiayı ispatlamak için, HMK'daki genel delil kuralları dışında, TCK m.209'daki 'Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması' suçu nedeniyle yapacağı bir şikayetin, hukuk davasına ne gibi bir etkisi olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193058

Bu şikayetin, hukuk davası (icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması veya genel mahkemedeki menfi tespit davası) üzerinde önemli etkileri olabilir. Bu etkiler şunlardır: 1) **Bekletici Mesele Yapılması:** Hukuk mahkemesi, ceza davasının sonucunun, kendi önündeki uyuşmazlığın çözümü için önemli bir delil teşkil edeceği kanaatine varırsa, ceza davasının sonuçlanmasını 'bekletici mesele' yapabilir (HMK m.165). Yani, hukuk davasını, ceza davası sonuçlanana kadar erteleyebilir. 2) **Güçlü Delil Niteliği:** Eğer ceza mahkemesi, alacaklının TCK m.209/1'deki suçu işlediğine karar verir ve bu karar kesinleşirse, bu durum, hukuk mahkemesi açısından 'kesin delil' niteliği taşır. Ceza mahkemesinin, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna dair bu maddi tespiti, hukuk hakimini de bağlar (TBK m.74). Bu durumda hukuk mahkemesi, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kabul ederek, borçlunun borçlu olmadığına veya sadece anlaşılan miktar kadar borçlu olduğuna karar verir. 3) **Delil Başlangıcı ve Tanık Dinletme:** Ceza davası henüz sonuçlanmamış olsa bile, açılmış olan soruşturma veya dava dosyası, hukuk mahkemesine getirtilebilir. Bu dosyadaki ifadeler, belgeler ve savcılık iddianamesi, hukuk mahkemesi tarafından 'delil başlangıcı' olarak kabul edilebilir ve bu da borçlunun, senedin aksini ispat için tanık dinletme imkanını doğurabilir. Kısacası, ceza davası yolu, hukuk davasındaki ispat zorluklarını aşmak için stratejik ve etkili bir yoldur (beyaza-imza).