Bir sanık hakkında, TCK m.109'a göre 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan dava açılmış, ancak yargılama sırasında sanığın eyleminin, mağdurun 15 yaşından küçük olması nedeniyle TCK m.103'teki 'çocuğun cinsel istismarı' suçunun (alıkoyma yoluyla) bir unsurunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, 'özel normun önceliği' ilkesi gereği hangi suçtan hüküm kurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193056

Bu durumda, 'özel normun önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereği, sanık hakkında sadece TCK m.103'te düzenlenen 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan hüküm kurulmalıdır. TCK m.103/1-b (eski metinlerde daha açık), cinsel istismar suçunun, çocuğun 'vücuduna organ veya sair bir cisim sokulması' dışında, 'cinsel amaçlı diğer davranışlarla' da işlenebileceğini belirtir. Çocuğu cinsel amaçla bir yerden alıkoymak, bu 'diğer davranışlar' kapsamında kabul edilir. TCK m.103, mağdurun 'çocuk' olması ve amacın 'cinsel' olması gibi özel unsurlar içerdiği için, TCK m.109'daki genel nitelikteki 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçuna göre daha 'özel' bir normdur. Çocuğu cinsel amaçla alıkoyma fiili, zaten TCK m.103'teki suçun bir işleniş şekli, yani bir unsuru olarak kabul edildiği için, failin eylemi bu özel suç tanımı içinde erir. Faile ayrıca TCK m.109'dan ceza vermek, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırma anlamına gelir ve 'görünüşte içtima' kurallarına aykırı olur. Dolayısıyla, mahkeme, özel norm olan cinsel istismar suçundan hüküm kurmalıdır (kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu).