5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinin (j) bendinde, 'suçüstü' hali, 'işlenmekte olan suç'un yanı sıra, 'henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suç' olarak da tanımlanmıştır. Bu 'takip edilerek yakalanma' halinin, suçüstü kapsamını genişletmesinin, özellikle yakalama ve arama yetkileri açısından pratik önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193053

Bu genişletici tanımın, özellikle yakalama ve arama yetkileri açısından çok önemli pratik sonuçları vardır: 1) **Herkes Tarafından Yakalama Yetkisi (CMK m.90/1):** Normalde sadece kolluğun yakalama yetkisi varken, suçüstü halinde 'herkes' şüpheliyi yakalayabilir. Tanımın genişletilmesi, bir hırsızın, fiili işledikten hemen sonra, mağdur veya olayı gören bir vatandaş tarafından takip edilerek yakalanmasına hukuki bir zemin hazırlar. Bu, suçla mücadelede vatandaşların anında müdahale imkanını genişletir. 2) **Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal Karinesi:** Suçüstü hali, aynı zamanda 'gecikmesinde sakınca bulunan hal'in de en tipik örneğidir. Bu durum, kolluğa, Cumhuriyet savcısından emir almaksızın bazı soruşturma işlemlerini yapma yetkisi verir. 3) **Üst ve Eşya Araması Yetkisi:** Normalde arama için hakim kararı gerekirken, suçüstü halinde yakalanan kişinin üzerinde, PVSK m.4/A ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği uyarınca, delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla, kaba üst araması ve eşya araması yapılabilir. Tanımın genişletilmesi, olay yerinden kaçarken yakalanan bir şüphelinin üzerindeki suç aletinin veya çalıntı eşyanın, karar beklenmeksizin derhal aranarak bulunmasına olanak tanır. Kısacası, bu tanım, suçun sıcaklığı ve delillerin tazeliği devam ederken, soruşturma makamlarına ve hatta vatandaşlara, daha hızlı ve etkin müdahale etme imkanı vererek, maddi gerçeğe ulaşmayı kolaylaştırır (durdurma-yakalama-ve-gozaltina-alma).