Anayasa Mahkemesi'nin, 676 sayılı KHK ile getirilen 'güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak' şartını iptal ederken dayandığı temel 'kanunilik ilkesi' ihlali nedir? Bir düzenlemenin kanunla yapılmış olması, tek başına kanunilik ilkesine uygun olduğu anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193028

Hayır, bir düzenlemenin sadece şeklen bir 'kanun' metni içinde yer alması, tek başına 'kanunilik ilkesine' uygun olduğu anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararında dayandığı 'kanunilik ilkesi', şekli kanunilikten daha fazlasını, yani 'maddi' veya 'içeriksel' kanuniliği ifade eder. Bu ilkeye göre, temel hak ve özgürlükleri sınırlayan bir kanuni düzenlemenin; - **Belirli ve Öngörülebilir Olması:** Sınırlandırmanın çerçevesinin, kapsamının, şartlarının ve usulünün kanunda açıkça ve net bir şekilde belirtilmesi, idareye keyfi ve sınırsız bir takdir yetkisi bırakmaması gerekir. - **Hukuki Güvenceler İçermesi:** Kişinin haklarını koruyacak temel güvencelerin (itiraz mekanizmaları, kişisel verilerin korunması, bilgilerin nasıl değerlendirileceği vb.) kanunla düzenlenmesi gerekir. AYM'nin iptal ettiği KHK hükmü, sadece 'güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak' şeklinde soyut bir şart getirmiş, ancak bu işlemlerin nasıl yapılacağını, hangi bilgilerin toplanacağını, bu bilgilerin memuriyete engel olup olmayacağına nasıl karar verileceğini ve kişisel verilerin nasıl korunacağını düzenlememiştir. Bu belirsizlik, idareye keyfi hareket etme imkanı tanıdığı için, temel hakları (özel hayatın gizliliği, çalışma hakkı) sınırlayan bir düzenlemenin taşıması gereken 'belirlilik' ve 'öngörülebilirlik' unsurlarını karşılamadığı, dolayısıyla 'kanunilik ilkesini' ihlal ettiği sonucuna varılmıştır (doktor-guvenlik-sorusturmasi-itiraz-dava).