5271 sayılı CMK'nın 148. maddesinin 5. fıkrası (mülga), 'Emniyetçe sadece bir kez ifade alınabileceği' hükmünü içeriyordu. Bu hükmün artık mevcut olmaması, kolluğun bir şüpheliden birden fazla kez ifade almasının önünde bir engel olmadığı anlamına mı gelir? Bu durumun, ifadenin 'hür iradeye dayanması' ilkesi açısından yaratabileceği riskler nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193023

CMK'da bu hükmün artık yer almaması, kolluğun birden fazla ifade almasının önünde mutlak bir yasal engel olmadığı anlamına gelir. Ancak bu, sınırsız bir yetki de değildir. Kolluğun, yeni bir delil ortaya çıkması, ifadedeki bir çelişkinin giderilmesi ihtiyacı gibi makul ve somut bir gerekçe olmadan, aynı konuda şüpheliden defalarca ifade alması, CMK m.148/1'de korunan 'beyanın hür iradeye dayanması' ilkesini ihlal edebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E:2020/2828 sayılı kararında da, sanığa 'baskı yapıldığı ve günlerce ifade alındığının anlaşıldığı' belirtilerek, bu tür bir uygulamanın hukuka aykırılığına işaret edilmiştir. Birden fazla ifade alınmasının yaratabileceği riskler şunlardır: - **Yorma ve Baskı:** Tekrarlanan sorgular, şüpheli üzerinde psikolojik bir baskı ve yorgunluk yaratarak, iradesini zayıflatabilir ve onu gerçeğe aykırı bir ikrara yöneltebilir. Bu, CMK m.148'de sayılan yasak usullerden olan 'yorma' kapsamına girebilir. - **Savunma Hakkının İhlali:** Özellikle müdafi desteği olmadan tekrarlanan ifadeler, şüphelinin kendini etkin bir şekilde savunamamasına yol açabilir. - **İfadeler Arası Çelişki Yaratma:** Kolluk, kasıtlı olarak küçük çelişkiler yaratarak şüphelinin güvenirliğini sarsmayı hedefleyebilir. Bu nedenle, birden fazla ifade alınması yasal olarak mümkün olsa da, bunun makul bir gerekçeye dayanması ve yasak usul niteliği taşımaması gerekir. Aksi takdirde, bu yolla alınan ifadeler hukuka aykırı delil sayılabilir (ceza-muhakemesi-kanunu-148-madde-cmk).