657 sayılı Kanun'un 36. maddesinin A-4 bendi uyarınca, 'Teknik hizmetler sınıfında görev alan' ve belirli unvanları taşıyan memurlara verilen bir derecelik yükselmenin, bu memurların kadro derecelerine mi, yoksa kazanılmış hak aylık derecelerine mi etki ettiğini, Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1990/696, K:1994/1384 sayılı kararını dikkate alarak açıklayınız.
Danıştay'ın anılan kararına göre, bu bir derecelik yükselme, memurun 'kadro derecesine' değil, 'kazanılmış hak aylık derecesine' etki eden bir iyileştirmedir. Kararda, bu bir derecelik yükselmeden yararlanabilmek için DMK m.68'deki genel terfi şartı olan 'üst dereceden boş kadro bulunması' şartının arandığı belirtilmiştir. Somut olayda, 3. dereceli bir tekniker kadrosu bulunmadığı için, idarenin bu bir derecelik yükselmeyi, kazanılmış hak aylığına 'üç kademe ilerlemesi' şeklinde yansıtması hukuka uygun bulunmuştur. Bu, söz konusu bir derecenin, mevcut kadro derecesini fiilen değiştiren bir 'terfi' olmadığı, ancak memurun maaşını ve kıdemini ilerleten bir 'intibak' işlemi olduğu anlamına gelir. Yani, memur fiilen 5. derecedeki bir kadroda bulunmaya devam ederken, maaşını ve kazanılmış hak aylığını 4. dereceden (veya karar örneğindeki gibi 4. derecenin ilerlemiş kademelerinden) alır. Bu durum, kadro derecesi ile kazanılmış hak aylık derecesi arasındaki ayrımın önemini bir kez daha göstermektedir (devlet-memurlari-kanunu-67-madde-dmk).