6502 sayılı TKHK m.8/2'de, bir malın 'muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan' veya 'tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran' eksiklikler içermesinin de 'ayıplı' olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Bu tanımların, ayıbı sadece teknik bir arıza olmaktan çıkarıp, 'fonksiyonel' bir eksiklik olarak da ele almasının tüketici lehine sonuçlarını açıklayınız.
Bu tanımlar, ayıp kavramının kapsamını, malın fiziksel veya teknik bir bozukluğa sahip olmasının ötesine taşıyarak, tüketicinin korunmasını önemli ölçüde güçlendirir. Bu 'fonksiyonel ayıp' anlayışının tüketici lehine sonuçları şunlardır: 1) **Beklentinin Korunması:** Tüketici bir malı alırken, sadece onun bozuk olmamasını değil, aynı zamanda belirli bir performansı ve faydayı sağlamasını da bekler. Örneğin, 'su geçirmez' diye satılan bir saatin su alması, teknik olarak bozuk olmasa da, tüketicinin makul beklentisini karşılamadığı için 'ayıplı'dır. 'Leke tutmaz' denen bir koltuk kumaşının leke tutması da aynı kapsamdadır. 2) **Karşılaştırmalı Değerlendirme:** 'Muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan' ifadesi, malın kendi sınıfındaki diğer ürünlerle karşılaştırılarak bir standart belirlenmesini sağlar. Örneğin, aynı segmentteki diğer tüm akıllı telefonların bataryası normal kullanımda bir gün giderken, satın alınan modelin bataryasının 3-4 saatte bitmesi, teknik bir arıza olmasa bile, muadillerine göre beklenen faydayı azalttığı için 'ayıp' sayılır. 3) **Subjektif Amacın Korunması:** Eğer tüketici, satın alma sırasında belirli bir kullanım amacını satıcıya bildirmişse (örn: 'dağ tırmanışı için ayakkabı istiyorum') ve satıcı bu amaca uygun olduğu iddiasıyla bir mal satmışsa, malın bu özel amaca uygun olmaması da ayıp teşkil eder. Bu düzenleme, satıcının sadece malın teknik sağlamlığından değil, aynı zamanda onun performansı, vaat edilen özellikleri ve tüketicinin haklı beklentilerinden de sorumlu olmasını sağlayarak, tüketiciyi daha kapsamlı bir şekilde korur (ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-halinde-tuketicinin-haklari).