Bir kişinin, rızasıyla imzalayıp verdiği boş bir kağıdın, daha sonra alacaklısı tarafından bir 'tahliye taahhütnamesi' olarak doldurulması durumunda, imza sahibi kiracının 'imzam bana ait ama metin sonradan anlaşmaya aykırı dolduruldu' iddiasını, HMK'daki ispat kuralları açısından nasıl ispatlaması beklenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193005

Bu iddia, hukuken zor bir ispat sürecini gerektirir. Kiracının izlemesi gereken yol ve ispat kuralları şöyledir: - **İspat Yükü:** 'Beyaza imza' atan kişinin sonuçlarına katlanacağı karinesi gereği, belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat yükü, bu iddiayı ileri süren kiracıya aittir. - **Temel Kural (Yazılı Delil):** HMK m.201 uyarınca, yazılı bir belge olan tahliye taahhüdüne karşı ileri sürülen bu iddianın, kural olarak yine bir 'yazılı delil' ile ispatlanması gerekir. Sadece sözlü tanık beyanları, tek başına bu yazılı belgeyi çürütmek için yeterli kabul edilmez. - **İstisnalar:** Kiracı, ancak bazı istisnai durumlarda tanık dinletebilir. Bunun için öncelikle bir 'delil başlangıcı' (HMK m.202) sunması gerekir. Delil başlangıcı, iddiasını tam ispatlamasa da muhtemel gösteren ve karşı taraftan (kiraya verenden) kaynaklanan bir belge olmalıdır. Örneğin, kiraya verenin, 'sana imzalattığım boş kağıdı tahliye taahhüdü olarak dolduracağım' şeklinde bir mesajı veya e-postası varsa, bu bir delil başlangıcı sayılır ve mahkeme tanık dinlenmesine karar verebilir. - **Diğer Olasılıklar:** Eğer kiracı, imzanın hile, tehdit veya ikrah altında alındığını iddia ediyorsa, irade fesadı halleri her türlü delille ispatlanabileceğinden, bu durumda tanık dinletebilir. Sonuç olarak, kiracının elinde yazılı bir delil veya delil başlangıcı yoksa, bu iddiasını ispatlaması pratikte çok zordur (beyaza-imza, kiracinin-tahliyesi).