Bir memurun, DMK m.67'de belirtilen şartları taşımasına rağmen, idarenin takdir yetkisini kullanarak kazanılmış hak aylığını yükseltmemesi durumunda, bu işleme karşı açılacak iptal davasında, mahkeme idarenin takdir yetkisini nasıl denetler? 'Bağlı yetki' ve 'takdir yetkisi' ayrımının bu davadaki önemini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #193003

Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, DMK m.67'deki 'yükseltilebilir' ifadesi, idareye keyfi bir takdir yetkisi vermez. Şartları sağlayan memur için bu bir 'hak'tır ve idarenin yetkisi 'bağlı yetki' niteliğindedir. Bu ayrımın davadaki önemi şudur: - **Takdir Yetkisi Olsaydı:** Eğer bu bir takdir yetkisi olarak kabul edilseydi, mahkemenin denetimi çok sınırlı olurdu. Mahkeme, sadece idarenin bu yetkiyi kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında, keyfi veya usulsüz kullanıp kullanmadığını (yetki saptırması) denetleyebilirdi. İdarenin 'bütçe imkanları elverişli değil' gibi bir gerekçesine müdahale edemezdi. - **Bağlı Yetki Olduğu İçin:** Yetki, 'bağlı yetki' olarak kabul edildiği için, mahkemenin denetimi daha geniştir. Mahkeme, idarenin takdirini değil, sadece kanunda belirtilen objektif şartların (hizmet süresi, sicil, kadrosuzluk) gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol eder. Eğer bu şartlar gerçekleşmişse, idarenin başka bir gerekçe ileri sürerek işlemi yapmaktan kaçınma hakkı yoktur. Mahkeme, 'şartlar oluşmuştur, idare işlemi yapmak zorundadır' diyerek işlemi iptal eder ve idareyi işlemi tesis etmeye zorlar. Danıştay'ın yorumu, memurun haklarını idarenin keyfiliğine karşı koruyan 'bağlı yetki' yorumudur (devlet-memurlari-kanunu-67-madde-dmk).