657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde belirtilen disiplin zamanaşımı sürelerinin, 128. maddede belirtilen karar sürelerinden temel farkı, birinin 'hak düşürücü' diğerinin 'düzenleyici' nitelikte olmasıdır. Bu nitelik farkının, sürelerin ihlalinin hukuki sonuçları üzerindeki etkisini somut bir örnekle açıklayınız.
Bu nitelik farkının hukuki sonucu temelden farklıdır. - **DMK m.127 (Hak Düşürücü Süre):** Bu süreler, ceza verme yetkisinin kendisini ortadan kaldırır. Örnek: Bir memurun 01.03.2020'de kınama cezasını gerektiren bir fiil işlediğini ve amirinin bunu 01.04.2022'de öğrendiğini varsayalım. Amir, fiili yeni öğrendiği için 1 ay içinde soruşturma başlatabilir. Ancak, fiilin işlendiği 01.03.2020'den itibaren 2 yıllık ceza verme zamanaşımı süresi 01.03.2022'de dolmuştur. Bu süre hak düşürücü olduğu için, amir artık bu fiilden dolayı hiçbir şekilde ceza veremez. Verse bile bu ceza mahkemece iptal edilir. - **DMK m.128 (Düzenleyici Süre):** Bu süreler, sadece işlemin ne kadar zamanda yapılması gerektiğini belirler, yetkiyi ortadan kaldırmaz. Örnek: Amir, yukarıdaki olayda zamanaşımı dolmadan, 01.02.2022'de soruşturmayı tamamlamış olsun. DMK m.128'e göre 15 gün içinde, yani 16.02.2022'ye kadar ceza vermesi gerekir. Ancak amir, cezayı 25.02.2022'de vermiştir. Burada 15 günlük düzenleyici süre aşılmıştır, ancak 2 yıllık hak düşürücü zamanaşımı süresi (01.03.2022) henüz dolmamıştır. Bu durumda, verilen ceza, sadece sürenin aşılması nedeniyle geçersiz sayılmaz. Sadece amirin ihmali söz konusudur. Kısacası, birinci örnekte ceza verme hakkı 'ölmüş', ikinci örnekte ise sadece 'gecikmeli' kullanılmıştır (devlet-memurlari-kanunu-128-madde-dmk).