Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda (TCK m.109), eylemin belirli bir süre devam etmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kararında on dakikalık bir süreyi suçun oluşumu için yeterli görmesinin hukuki mantığı, suçla korunan hukuki değer açısından nasıl açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192981

Bu suçla korunan hukuki değer, kişinin 'serbestçe hareket etme ve yer değiştirme hürriyeti'dir. Bu hürriyet, anlık ve devamlı bir haktır. Dolayısıyla, bu hakkın ihlali için çok uzun sürelerin geçmesi gerekmez. YCGK'nın on dakikalık bir süreyi yeterli görmesinin hukuki mantığı, suçun 'neticesi harekete bitişik bir suç' olmasından ve 'ani bir müdahale' ile dahi bu hürriyetin ortadan kaldırılabileceğinden kaynaklanır. Bir kişinin, iradesi dışında on dakika boyunca bir odada kilitli tutulması veya bir araçta alıkonulması, o süre boyunca hareket etme ve yer değiştirme özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırır. Hukuki değer olan 'hürriyet', bu on dakikalık süre için ihlal edilmiştir. Suçun oluşması için aranan 'belirli bir süre devam etme' şartı, eylemin 'anlık' olmaması, yani hürriyetin kısıtlanmasının hissedilebilir bir zaman dilimi boyunca sürmesi gerektiği anlamına gelir. On dakikalık bir süre, bu hissedilebilir zaman dilimi için yeterli görülmektedir. Bir saniyelik bir tutma eylemi genellikle yaralama veya taciz gibi başka suçları oluşturabilirken, hürriyetin kısıtlanmasının belirli bir süreklilik arz ettiği on dakika gibi bir zaman dilimi, suçun oluşumu için yeterlidir (kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu).