Bir sanığın, TCK m.109/2 kapsamında 'hile' kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmasına Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin K.2012/8803 sayılı kararında verilen örnek nedir ve bu 'hile' unsurunun, 'cebir' veya 'tehdit'ten farkı nedir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin anılan kararında 'hile' unsuruna örnek olarak, sanığın baldızı olan mağdureye 'anneme gidelim, çocuğu annem görsün, daha sonra çocuğu siz alırsınız' diyerek, onu gerçek niyeti dışında bir yere gitmeye ikna etmesi ve bu şekilde alıkoyması verilmiştir. 'Hile' unsurunun, 'cebir' veya 'tehdit'ten temel farkı, mağdurun iradesinin fiziki veya manevi bir zorlama ile değil, 'aldatma' yoluyla sakatlanmasıdır. - **Cebir:** Mağdurun iradesine karşı fiziki güç kullanmaktır (örn: zorla arabaya bindirmek). - **Tehdit:** Mağdurun iradesini, ileride kendisine veya yakınına yönelik bir kötülük yapılacağı beyanıyla kırmaktır (örn: 'gelmezsen ailene zarar veririm' demek). - **Hile:** Mağdurun iradesini, gerçeğe aykırı beyanlarla veya olayları farklı göstererek yanıltmak ve onun bu yanılgı sonucu, normalde yapmayacağı bir şeyi (örn: faille birlikte bir yere gitmek) yapmasını sağlamaktır. Hilede mağdur, kendi rızasıyla hareket ettiğini zanneder, ancak bu rıza, aldatma sonucu oluştuğu için hukuken geçerli değildir ve bu yolla kişinin bir yerde tutulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturur (kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu).