Bir tacirin, imzaladığı ancak diğer unsurları boş olan bir kağıdı (beyaza imza), aralarındaki anlaşmaya güvenerek başka bir tacire vermesi ve bu kağıdın sonradan anlaşmaya aykırı doldurulması durumunda, borçlunun bu iddiasını HMK m.202'de düzenlenen 'delil başlangıcı' kuralı çerçevesinde tanıkla ispatlayabilmesinin şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192972

Normalde, yazılı bir senet olan bu belgeye karşı ileri sürülen iddiaların yine yazılı bir senetle ispatı gerekir (HMK m.201). Ancak HMK m.202, bu kurala bir istisna getirir. Borçlunun, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını tanıkla ispatlayabilmesi için öncelikle bir 'delil başlangıcı' sunması gerekir. Delil başlangıcı, iddia edilen hukuki işlemi (burada senedin doldurulmasına ilişkin anlaşmayı) tam olarak ispat etmeye yetmese de, o işlemi 'muhtemel gösteren' ve karşı taraftan (alacaklıdan) sadır olmuş (gelmiş) bir belgedir. Somut olayda borçlunun tanık dinletebilmesi için sunabileceği delil başlangıçlarına örnekler şunlar olabilir: - Alacaklının gönderdiği ve temel borç ilişkisinin miktarını ima eden bir e-posta veya kısa mesaj. - Alacaklının defterlerindeki, borçla ilgili daha düşük bir miktarı gösteren bir kayıt. - Borçlunun, alacaklıya daha önce yaptığı ve borcun bir kısmını ödediğini gösteren bir banka dekontu (üzerinde açıklama varsa). Borçlu, bu gibi yazılı bir delil başlangıcını mahkemeye sunabilirse, senede karşı senetle ispat kuralı yumuşar ve mahkeme, iddianın ispatı için tanık dinlenmesine karar verebilir (beyaza-imza).