18 yaşından küçük bir çocuğun, anne ve babası boşanmış ve velayeti annesindedir. Çocuğun, babasının anne ve babası olan büyükannesi ve büyükbabası ile görüşmesi, velayet sahibi anne tarafından engellenmektedir. Bu durumda, büyükanne ve büyükbabanın TMK m.325'e dayanarak torunlarıyla kişisel ilişki kurulması için dava açmasında 'olağanüstü hal' şartı gerçekleşmiş sayılır mı? Yargıtay'ın genel yaklaşımını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192963

Bu durum, 'olağanüstü hal' şartının gerçekleştiği tipik örneklerden biridir. Yargıtay'ın genel yaklaşımına göre, 'olağanüstü hal', çocuğun yakın hısımlarıyla olan doğal ve menfaatine olan ilişkisinin, normal yollarla kurulamaması veya kopma tehlikesiyle karşı karşıya kalması durumudur. Somut olayda, çocuğun baba tarafıyla olan kan bağını ve aile köklerini temsil eden büyükanne ve büyükbabasıyla görüşmesi, velayet hakkını kötüye kullanan anne tarafından engellenmektedir. Bu, çocuğun üstün yararına aykırı bir durumdur ve baba tarafıyla olan bağlarının tamamen kopması riskini taşır. Bu engelleme hali, kişisel ilişki kurulmasını gerektiren bir 'olağanüstü hal' olarak kabul edilir. Metinde yer alan ve davanın reddini gerektiren Yargıtay kararındaki durumdan farklı olarak, burada torununu görme imkanı zaten fiilen ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, mahkemenin, çocuğun da görüşünü alarak ve menfaatine uygun düştüğü ölçüde, büyükanne ve büyükbaba lehine uygun bir kişisel ilişki (örneğin ayda bir gün birkaç saatliğine) tesis etmesi gerekirken, davanın reddedilmesi hukuka aykırı olacaktır (cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi).