Kolluk tarafından CMK m.160 vd. maddelerindeki genel soruşturma yetkisine dayanılarak yapılan 'fiziki takip' ile CMK m.139-140'a göre özel bir karar gerektiren 'teknik takip' arasındaki sınır nerede çizilir? Fiziki takip yapan kolluğun, şüphelinin fotoğrafını çekmesi hangi kategoriye girer ve hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192957

İki takip türü arasındaki sınır, faaliyetin kişinin 'özel hayatına' ve 'teknoloji kullanarak kişisel verilerinin kaydedilmesine' müdahale edip etmediği noktasında çizilir. Fiziki takip, kişinin kamuya açık alandaki gözle görülebilir, duyulabilir hal ve hareketlerinin, herhangi bir teknolojik kayıt cihazı kullanılmaksızın, insan duyularıyla izlenmesidir. Teknik takip ise, iletişimin dinlenmesi, ses veya görüntü kaydı alınması gibi, teknolojik araçlar kullanılarak kişinin özel hayatına ve kişisel verilerine müdahale edilmesidir. Fiziki takip yapan kolluğun, delil tespiti amacıyla şüphelinin kamuya açık bir alandaki fotoğrafını çekmesi, tartışmalı bir konudur. Bir görüşe göre, bu eylem anlık bir tespittir ve CMK m.160 kapsamında delil toplama yetkisine girer. Ancak Yargıtay'ın genel eğilimi, kişinin rızası dışında görüntüsünün kaydedilmesini 'teknik araçlarla izleme' (CMK m.140) kapsamında değerlendirme yönündedir. Bu yoruma göre, kamuya açık alanda dahi olsa, bir kişinin gizlice ve sistematik olarak fotoğrafının çekilmesi, onun görüntü verisinin kaydedilmesi anlamına gelir ve bu, özel hayatın gizliliğine bir müdahaledir. Bu nedenle, bu tür bir faaliyet için CMK m.140 uyarınca alınmış bir hakim kararı gereklidir. Karar olmaksızın çekilen fotoğraflar, hukuka aykırı delil sayılabilir (teknik-takip-ve-fiziki-takip-nedir).