Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E:2015/18796, K:2016/4383 sayılı kararında, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeniyle reddedilmesi halinde, alacaklının talep edebileceği tazminatın niteliği (müspet zarar / menfi zarar) nedir ve bu tazminatın miktarı nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192950

Yargıtay'ın anılan kararında da belirtildiği gibi, bu durumda talep edilebilecek tazminat, 'müspet (olumlu) zarar'dır. Müspet zarar, sözleşme tam ve gereği gibi ifa edilseydi alacaklının malvarlığının ulaşacağı durum ile ifa edilmemesi sonucu ortaya çıkan mevcut durum arasındaki farktır. Taşınmaz satış vaadinde müspet zarar, satışı vaat edilen taşınmazın, ifanın imkansız hale geldiği veya davanın açıldığı tarihteki 'rayiç (gerçek piyasa) değeri'dir. Çünkü sözleşme ifa edilseydi, vaat alacaklısının malvarlığına o taşınmazın o günkü değeri kadar bir malvarlığı unsuru eklenecekti. Kararda da 'satışı vaat edilen payın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi gerekir' denilerek bu prensip vurgulanmıştır. Menfi zarar ise, sözleşme hiç yapılmasaydı uğranılmayacak olan zararı (örn: sözleşme için yapılan masraflar) ifade eder ve burada uygulama alanı bulmaz. Tazminat miktarı, mahkemece konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla, taşınmazın dava tarihindeki emsal satış bedelleri ve diğer özellikleri dikkate alınarak belirlenecek rayiç değeridir (hmk-madde-269-bilirkisilik-gorevinin-kapsami).