Kasten öldürme suçundan yargılanan ve hakkında 10 yıl 10 ay hapis cezası verilen 'hüküm özlü' statüsündeki Kadir Şeker'in, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliye edilmesinin altında yatan temel infaz hukuku prensipleri nelerdir? 'Açık cezaevine ayrılma' ve 'koşullu salıverilme' şartlarının bu karardaki rolünü açıklayınız.
Tahliye kararının altında yatan temel prensip, tutukluluğun bir tedbir olarak, ileride infaz edilecek cezadan daha ağır koşullar yaratmaması ve 'ölçülülük' ilkesidir. Karardaki rolü belirleyen infaz hukuku kavramları şunlardır: 1) **Koşullu Salıverilme Süresi:** Kasten öldürme suçunda koşullu salıverilme oranı 2/3'tür. 10 yıl 10 ay (130 ay) hapis cezasının 2/3'ü yaklaşık 7 yıl 2 ay 18 gündür. Bu, kişinin cezaevinde geçireceği (iyi halli ise) toplam süredir. 2) **Açık Cezaevine Ayrılma Şartları:** Açık cezaevine ayrılabilmek ve oradan denetimli serbestlikle çıkabilmek için, (a) toplam cezanın 1/10'unu kapalıda geçirmek ve (b) koşullu salıverilme tarihine 7 yıldan az bir süre kalması gibi şartlar aranır. Kadir Şeker, 2 yıl 5 ay tutuklu kalarak 1/10'luk süreyi (yaklaşık 1 yıl 1 ay) fazlasıyla doldurmuştur. Koşullu salıverilmesine kalan süre de 7 yılın altına düşmüştür. **Sonuç:** Eğer Kadir Şeker'in hükmü o gün kesinleşseydi, 'hükümlü' sıfatıyla derhal açık cezaevine ayrılma ve oradan da İnfaz Kanunu'ndaki Covid izni gibi düzenlemelerle tahliye olma hakkına sahip olacaktı. Mahkeme, hükmü kesinleşmemiş bir 'hüküm özlü'nün, hükümlüden daha ağır koşullarda (kapalı cezaevinde) kalmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna vararak, tutukluluğu kaldırıp yerine adli kontrol tedbiri uygulamıştır (kadir-sekerin-tahliyesi-ile-gundeme-gelen-tutuklulukta-fiili-infaz-suresi-sorunu).