Bir memurun, 657 sayılı DMK m.125/C-g uyarınca 'ikamet ettiği il sınırlarını izinsiz terk etmek' fiili nedeniyle aylıktan kesme cezası alması durumunda, bu cezanın dayanağı olan soruşturmanın bizzat disiplin amiri tarafından yapılması, soruşturmanın geçerliliğini etkiler mi? Danıştay 8. Dairesi'nin E:1993/2433 sayılı kararının bu konudaki gerekçesi nedir?
Hayır, soruşturmanın bizzat disiplin amiri tarafından yapılması tek başına soruşturmanın geçerliliğini etkilemez ve cezayı hukuka aykırı hale getirmez. Danıştay 8. Dairesi'nin E:1993/2433, K:1994/56 sayılı kararının gerekçesi şudur: Disiplin mevzuatında (657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler), disiplin amirinin, kendi yetkisindeki cezalar (uyarma, kınama, aylıktan kesme) için soruşturmayı bizzat yapamayacağına dair bir yasak bulunmamaktadır. Yasak olan durum, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 6. maddesinde belirtildiği gibi, soruşturmayı yapan bir kişinin, o olayın görüşüldüğü 'disiplin kuruluna' üye olarak katılmasıdır. Bu, tarafsızlığı sağlamak içindir. Ancak, disiplin amirinin kendi başına verdiği cezalarda bir 'kurul' toplantısı söz konusu olmadığından, bu yasak uygulama alanı bulmaz. Disiplin amiri, dilerse bir soruşturmacı atayabilir, dilerse soruşturmayı doğrudan kendisi yürütebilir. Kanunda açık bir yasak olmadığı sürece, bu durumun soruşturmayı veya verilen cezayı geçersiz kılmayacağı Danıştay tarafından kabul edilmektedir (devlet-memurlari-kanunu-128-madde-dmk).