5271 sayılı CMK'nın 128. maddesinde düzenlenen 'Karar Süresi'ne ilişkin hükümler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 128. maddesindeki sürelerle karşılaştırıldığında, bu sürelerin aşılmasının hukuki sonucu açısından bir benzerlik veya farklılık var mıdır?
İki kanun maddesi de farklı hukuki süreçleri düzenlese de, içerdikleri sürelerin 'düzenleyici' nitelikte olması ve aşılmasının tek başına işlemi sakatlamaması açısından bir benzerlik gösterirler. DMK m.128'de disiplin amirleri ve kurulları için öngörülen karar sürelerinin (15 gün, 30 gün vb.) Danıştay tarafından hak düşürücü değil, idarenin iç işleyişine yönelik düzenleyici süreler olarak kabul edildiği ve aşılmasının tek başına cezayı iptal ettirmediği metinde belirtilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ise böyle bir genel 'karar süresi' maddesi yoktur; ancak çeşitli maddelerde (örn: tutukluluk incelemesi için 30 gün) belirli işlemler için süreler öngörülmüştür. Bu sürelerin aşılması da genellikle tek başına bir bozma nedeni sayılmaz; ancak bu gecikmenin 'adil yargılanma hakkı' veya 'makul sürede yargılanma hakkı' gibi temel bir hakkı ihlal etmesi durumunda hukuki bir sonuç doğurur. Dolayısıyla, her iki kanundaki benzer sürelerin de temel amacı, işlemlerin sürüncemede bırakılmasını önlemek olup, mutlak hak düşürücü süreler olarak değil, idareyi/yargıyı hızlı hareket etmeye teşvik eden düzenleyici kurallar olarak yorumlanma eğilimi ortak bir noktadır (devlet-memurlari-kanunu-128-madde-dmk).