Boşanma davalarında Aile Mahkemesi, TMK m. 182/2 uyarınca verdiği kişisel ilişki kararında, 'kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.' Bu ihtarın hukuki niteliği ve amacı nedir? Bu ihtar olmaksızın, kişisel ilişkinin engellenmesi velayetin değiştirilmesi davası için tek başına yeterli bir sebep midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192928

24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla eklenen bu fıkradaki 'ihtar'ın hukuki niteliği, 'uyarıcı' ve 'önleyici' bir nitelik taşımasıdır. Amacı, velayet hakkı kendisine verilen ebeveyni, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkına saygı göstermesi konusunda önceden uyarmak ve bu hakkın ihlalini caydırmaktır. Bu ihtar, velayetin değiştirilmesi davası için bir 'dava şartı' değildir. Yani, mahkeme bu ihtarı yapmamış olsa bile, velayet sahibi ebeveynin diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini 'sürekli' ve 'hakkın özünü zedeleyecek şekilde' engellemesi, tek başına velayetin kötüye kullanılması anlamına gelir ve 'çocuğun üstün yararı' ilkesi gereği velayetin değiştirilmesi için haklı bir sebep oluşturur (TMK m.183). Ancak, kararda bu ihtarın yer alması, daha sonra açılacak bir velayetin değiştirilmesi davasında, davacının (kişisel ilişkisi engellenen ebeveynin) elini güçlendiren önemli bir delil ve mahkemenin velayeti değiştirme yönündeki takdirini kolaylaştıran bir unsur olacaktır (cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi).