Ceza muhakemesinde koruma tedbirlerinden olan 'gözaltına alma' kararını vermeye yetkili makam kural olarak kimdir? CMK m.91/4'te belirtilen istisnai durumlarda 'kolluk amirlerinin' gözaltı kararı verebilme yetkisinin anayasal sınırları ve şartları nelerdir?
Gözaltına alma kararını vermeye yetkili makam, kural olarak 'Cumhuriyet savcısı'dır (CMK m.91/1). Kolluğun yakaladığı kişiyi gözaltına alabilmesi için savcıdan yazılı veya acele hallerde sözlü emir alması gerekir. Ancak CMK m.91/4, bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Bu istisnanın anayasal sınırları ve şartları şunlardır: 1) **Suçüstü Hali:** Yetki, sadece 'suçüstü halleriyle sınırlı'dır. Önceden işlenmiş bir suçun şüphelisi için kolluk amiri bu kararı veremez. 2) **Katalog Suçlar:** Yetki, her suçüstü halinde değil, sadece m.91/4'te sayılan katalog suçlar (kasten öldürme, yaralama, cinsel saldırı, yağma, uyuşturucu ticareti vb.) için geçerlidir. 3) **Süre Sınırı:** Kolluk amirinin verebileceği gözaltı süresi, bireysel suçlarda en fazla 24 saat, toplumsal olaylar ve toplu suçlarda ise en fazla 48 saattir. 4) **Sonrası Usul:** Bu sürenin sonunda, durum hakkında derhal Cumhuriyet savcısına bilgi verilir ve onun talimatına göre hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa, genel gözaltı süreleri (toplamda 48 saat veya toplu suçlarda 4 gün içinde hakim önüne çıkarma) işlemeye başlar. Bu istisnanın anayasal dayanağı, Anayasa m.19'da belirtilen, kamu düzeninin ciddi şekilde bozulduğu hallerde gecikmenin önlenmesi amacıdır. Ancak bu yetki, dar yorumlanması gereken istisnai bir yetkidir (durdurma-yakalama-ve-gozaltina-alma).