5607 sayılı Kanun m.3/22 uyarınca, kaçakçılığa konu eşyanın değerinin 'pek hafif' olması halinde cezada 'üçte birine kadar' indirim yapılması öngörülmüştür. Yargıtay'ın yıllara göre belirlediği değer tabloları ışığında, mahkemenin bu indirim oranını (%0 ile %33,3 arasında) belirlerken hangi kriterleri göz önünde bulundurması gerekir?
Yargıtay'ın oluşturduğu tablolar, bir eşya değerinin hangi kategoriye ('pek hafif', 'hafif', 'normal', 'fahiş') girdiğini belirlemek için bir kılavuz niteliğindedir. Mahkeme, öncelikle bilirkişi raporuyla tespit edilen gümrüklenmiş değeri bu tabloyla karşılaştırarak eşyanın 'pek hafif' kategorisinde olduğuna karar verir. Bu tespitten sonra, kanunun tanıdığı 'üçte birine kadar' indirim aralığında (%0'dan 1/3'e kadar) somut bir oran belirlemesi gerekir. Bu oranı belirlerken mahkeme, TCK m.61'deki genel cezanın bireyselleştirilmesi kriterlerini ve TCK m.3'teki orantılılık ilkesini dikkate almalıdır. Göz önünde bulundurulacak kriterler şunlar olabilir: - **Değerin Kategorisindeki Yeri:** Eşyanın değeri, 'pek hafif' kategorisinin alt sınırına mı yoksa üst sınırına mı daha yakın? Değer ne kadar düşükse, indirim oranı o kadar yüksek olabilir. - **Failin Kusurunun Yoğunluğu:** Failin eylemi kasıtlı mı, olası kastla mı işlenmiş? Kaçakçılığı meslek edinmiş mi, yoksa ilk kez mi yapmış? - **Suçun İşleniş Şekli:** Suç, basit bir şekilde mi, yoksa organize ve planlı bir şekilde mi işlenmiş? - **Yaratılan Tehlikenin Ağırlığı:** Kaçırılan eşyanın niteliği (örn: gıda, ilaç, oyuncak gibi halk sağlığını etkileyebilecek bir ürün mü?). Mahkeme, bu gibi kriterleri gerekçesinde tartışarak, neden en üst sınırdan (1/3) veya daha alt bir oranda indirim uyguladığını somutlaştırmalıdır (esya-degerinin-cezaya-tesiri).