TMK m.325'e göre, üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı ile, TMK m.182'ye göre anne-babanın kişisel ilişki kurma hakkı arasında, 'kapsam' ve 'süre' açısından ne gibi temel farklılıklar vardır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2015 tarihli kararında belirtilen 'aile bağlarını güçlendirmek' amacı bu kapsamı nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192919

İki hak arasında kapsam ve süre açısından önemli farklar vardır. Anne-babanın kişisel ilişki hakkı, velayet hakkının bir uzantısı ve doğal bir hak olarak kabul edilir. Bu nedenle genellikle daha geniş kapsamlıdır; hafta sonları yatılı kalma, yaz tatillerinin bir bölümünü birlikte geçirme gibi uzun süreli ve yoğun ilişkileri içerebilir. Üçüncü kişilerin (büyükanne, hala, amca vb.) kişisel ilişki hakkı ise istisnai bir haktır, 'olağanüstü hallerin' varlığına bağlıdır ve daha sınırlı yorumlanır. Yargıtay 2. HD'nin 25.03.2015 T., E. 2014/22093 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'kişisel ilişki süresinin ana ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez.' Üçüncü kişiler için kurulan kişisel ilişki, genellikle yatılı kalmayı içermeyen, ayda bir veya birkaç kez, birkaç saatlik görüşmeler şeklinde daha sembolik ve sınırlı süreli olur. Kararda vurgulanan 'aile bağlarını güçlendirmek ve geliştirmek' amacı, bu sınırlı ilişkinin niteliğini belirler. Amaç, ebeveynin yerini almak değil, çocuğun kökleriyle ve geniş ailesiyle olan bağını koparmamasını sağlamak, onlardan sevgi ve ilgi görmesine imkan tanımaktır. Bu amaç, ilişkinin süresini ve şeklini belirlemede mahkemeye yol gösterir (cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi).