TCK m.109/5'te düzenlenen, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'cinsel amaçla' işlenmesi nitelikli halinin uygulanabilmesi için, failin cinsel bir eylemde bulunmuş olması şart mıdır? 'Cinsel amaç' kavramının nasıl ispatlanacağını Yargıtay kararları ışığında değerlendiriniz.
Hayır, failin cinsel saldırı veya cinsel taciz gibi ayrı bir cinsel eylemde bulunmuş olması şart değildir. TCK m.109/5'in uygulanması için, hürriyeti kısıtlama eyleminin 'cinsel amaçla', yani cinsel arzu ve isteklerini tatmin etme niyetiyle işlenmiş olması yeterlidir. Amaç, suçun manevi unsuruna ilişkindir. Bu amacın varlığı, dosyadaki somut delillerden çıkarılır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 26.05.2008 tarihli, 6606/6236 sayılı kararında, sanığın müştekiyi takip edip zorla tutma eyleminin 'cinsel amaçla gerçekleştirildiğinin kanıtlanmadığı' gözetilmeden m.109/5'in uygulanması bozma sebebi sayılmıştır. Bu, mahkemenin cinsel amacı varsayamayacağını, bunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerektiğini gösterir. İspat araçları; failin beyanları, mağdura söylediği sözler, kaçırılan yerin niteliği, eylemin işleniş şekli ve olayın öncesi ve sonrasındaki diğer deliller olabilir. Eğer fail, hürriyeti kısıtlamanın yanı sıra ayrıca bir cinsel eylemde bulunmuşsa, hem TCK m.109/5'ten hem de ilgili cinsel suçtan (cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı vb.) gerçek içtima kurallarına göre ayrı ayrı cezalandırılır (kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu).