Ceza muhakemesinde fiziki takip ile teknik takip arasındaki temel fark, faaliyetin kişinin 'özel hayat alanına' müdahale edip etmemesidir. Bu ayrıma göre, bir şüphelinin halka açık bir parkta bankta otururken izlenmesi ile evinin bahçesinde otururken gizlice izlenmesi arasında hukuki nitelik açısından ne fark vardır?
Bu iki durum arasında temel bir hukuki fark vardır ve bu fark, Anayasa ile korunan özel hayatın gizliliği (m.20) ve konut dokunulmazlığı (m.21) haklarından kaynaklanır. 1) **Halka Açık Parkta İzleme:** Bu, 'fiziki takip' kapsamındadır. Park, kamuya açık bir alandır ve kişinin burada makul bir gizlilik beklentisi yoktur. Kolluk, CMK m.160'daki genel soruşturma yetkileri kapsamında, savcı talimatıyla (veya suçüstü gibi acil hallerde re'sen) kişiyi burada izleyebilir. Bu faaliyet için özel bir hakim kararı gerekmez. Bu izleme sırasında delil elde etmek amacıyla gizlice ses veya görüntü kaydı yapılamaz; yapılırsa bu 'teknik takip' olur ve hukuka aykırı hale gelir. 2) **Evinin Bahçesinde Gizlice İzleme:** Evin bahçesi, konutun eklentisi sayılır ve özel hayat alanına dahildir. Kişinin burada yüksek bir gizlilik beklentisi vardır. Bu alana girerek veya dışarıdan teknolojik aletlerle (dürbün, tele-objektif vb.) gizlice izleme yapmak, 'teknik araçlarla izleme' (CMK m.140) koruma tedbiridir. Bu faaliyet, sıradan bir fiziki takip olmayıp, mutlaka CMK m.140'ta belirtilen şartların (katalog suç, kuvvetli şüphe, başka türlü delil elde edememe, hakim kararı) varlığını gerektirir. Hakim kararı olmaksızın yapılan böyle bir izleme ve elde edilen deliller hukuka aykırı olur (teknik-takip-ve-fiziki-takip-nedir).