Bir memur hakkında verilen disiplin cezasının, Danıştay İdari Dava Daireleri'nin E:1987/28, K:1987/34 sayılı kararında olduğu gibi, 'gerekçesiz' veya 'hukuka aykırı bir gerekçeye' dayalı olması, işlemi hangi unsur bakımından sakatlar? İdarenin, ceza verirken gerekçe gösterme yükümlülüğünün anayasal dayanağı nedir?
Bir disiplin cezasının gerekçesiz veya hukuka aykırı bir gerekçeye dayalı olması, idari işlemin 'sebep' unsurunu hukuka aykırı hale getirir. İdari işlemlerde sebep unsuru, idareyi o işlemi yapmaya iten hukuki ve fiili nedenlerdir. İdare, bir memura ceza verirken, hangi fiilinin, hangi disiplin kuralını ihlal ettiğini somut ve hukuken geçerli bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Danıştay'ın anılan kararında, farklı kanunlarla kazanılmış hak elde eden memurlar arasında yan ödemeler açısından yapılan ayrımın 'yasal dayanağı bulunmadığı' belirtilerek, ceza işleminin sebep unsuru sakatlanmıştır. İdarenin tüm işlemlerinde olduğu gibi disiplin cezalarında da gerekçe gösterme yükümlülüğünün anayasal dayanağı, Anayasa'nın 125. maddesidir. Bu madde, 'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır' hükmünü içerir. Yargısal denetimin etkin bir şekilde yapılabilmesi, ancak idarenin işlemini hangi sebeplere dayandırdığını açıkça belirttiği bir 'gerekçe' ile mümkündür. Gerekçesiz bir işlem, yargısal denetimi imkansız kılacağı için hukuk devleti ilkesine (Anayasa m.2) aykırı olur (devlet-memurlari-kanunu-67-madde-dmk).