Bir taşınmazın, üzerinde paydaş olmayan üçüncü bir kişiye ait muhdesatla birlikte ortaklığın giderilmesi yoluyla satıldığı ve ihale bedeline muhdesat değerinin dahil edildiği varsayımında, muhdesat sahibinin paydaşlara karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği alacağın hukuki dayanağını ve miktarını nasıl belirlersiniz?
Bu senaryo, Yargıtay HGK'nın E:2017/1769, K:2019/1056 sayılı kararında ele alınan durumun tersidir ve burada sebepsiz zenginleşme koşulları oluşur. Hukuki dayanak şudur: Paydaşlar, kendilerine ait olmayan bir muhdesatın (yapının) değeri de satış bedeline eklendiği için, kendi mülkiyet haklarının (arsa paylarının) karşılığının ötesinde bir bedel almışlardır. Yani, başkasının (muhdesat sahibinin) malvarlığı değeri (muhdesat) nedeniyle kendi malvarlıklarında haklı bir sebep olmaksızın bir artış (zenginleşme) meydana gelmiştir. Muhdesat sahibi ise, kendisine ait olan muhdesatın bedelini alamadığı için fakirleşmiştir. Bu durumda muhdesat sahibi, paydaşlara karşı, payları oranında sebepsiz zenginleşme (TBK m.77) davası açabilir. Talep edilebilecek alacağın miktarı, muhdesatın satış bedeline yaptığı katkıdır. Bu katkı, genellikle satış öncesi yapılan kıymet takdiri raporunda belirlenen muhdesat değeridir. Paydaşlar, bu muhdesat değerini, tapudaki payları oranında muhdesat sahibine iade etmekle yükümlü olurlar. Örneğin, muhdesat değeri 100.000 TL ise ve iki paydaş %50'şer hisseye sahipse, her bir paydaş muhdesat sahibine 50.000 TL ödemekle sorumlu olur (tasinmazin-muhdesatlarla-birlikte-satilmasi).