Hukuka aykırı bir 'teknik araçlarla izleme' (CMK m.140) kararına dayanılarak yapılan 'fiziki takip' sonucunda düzenlenen tutanağın delil değerini, 'koruma tedbirlerinin zincirleme etkisi' açısından değerlendiriniz. Yargıtay'ın bu konudaki tutumu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192888

Bu durum, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesinin tipik bir örneğidir. Metinde yer alan Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin K.2015/4063 sayılı kararı bu konuyu net bir şekilde açıklamaktadır. 'Teknik araçlarla izleme' (CMK m.140), sıkı şekil şartlarına bağlanmış bir koruma tedbiridir. Eğer bu tedbire ilişkin karar veya uzatma kararı hukuka aykırı ise (örn: şartları oluşmamış, süre aşılmış, yetkisiz merci karar vermiş), bu karar 'zehirli ağaç' haline gelir. Bu hukuka aykırı kararın icrası kapsamında yapılan 'fiziki takip' ve bu takip sonucunda düzenlenen 'fiziki takip tutanağı' ise bu ağacın 'zehirli meyvesi' olur. Yargıtay'a göre, hukuka aykırı olan bir kararın icrası kapsamında elde edilen deliller de hukuka aykırı olarak elde edilmiş sayılır. Dolayısıyla, dayanağı hukuka aykırı olan fiziki takip tutanağı, CMK m.217/2 ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.') uyarınca delil olarak kabul edilemez ve tek başına mahkumiyet hükmüne esas alınamaz (teknik-takip-ve-fiziki-takip-nedir).