5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.3/22'de yapılan değişiklikle getirilen 'eşya değerine göre cezada indirim veya artırım' kuralının uygulanabilmesi için, suça konu eşyanın 'gümrüklenmiş değeri'nin tespiti zorunludur. Bu değerin tespiti nasıl yapılır ve bu tespitin 'tarafsız ve bağımsız bir bilirkişi' tarafından yapılmasının önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192881

Kaçakçılık suçlarında eşyanın 'gümrüklenmiş değeri', cezanın belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Bu değer, Yargıtay içtihatlarına göre, eşyanın Türkiye'ye ithalinin serbest olması durumunda, suç tarihindeki CIF kıymetine (mal bedeli, sigorta, navlun) gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yüklerin eklenmesiyle bulunan KDV matrahıdır. Eğer eşyanın ithali yasaksa, emsal eşyanın gümrüklenmiş değeri veya Türkiye'deki piyasa değeri esas alınır. Bu değerin tespiti teknik bir konu olduğu için mahkeme tarafından bir bilirkişi raporuyla belirlenir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 22.12.2020 tarihli kararında da belirtildiği gibi, bu raporun 'tarafsız ve bağımsız bir bilirkişiye' tevdi edilerek alınması büyük önem taşır. Çünkü soruşturma aşamasında genellikle Gümrük İdaresi veya kolluk tarafından hazırlanan ön raporlar, idarenin bir parçası olmaları nedeniyle tam anlamıyla tarafsız kabul edilmeyebilir. Yargılama aşamasında, mahkemenin atayacağı, bu konuda uzman ve taraflarla ilişkisi olmayan bir bilirkişinin yapacağı tespit, adil yargılanma hakkının bir gereğidir ve cezanın doğru bir şekilde bireyselleştirilmesini sağlar (esya-degerinin-cezaya-tesiri).