Hukuka aykırı bir arama işlemi sonucunda elde edilen maddi delilin (örn: ruhsatsız silah) yanı sıra, bu delile dayalı olarak alınan sanık ikrarı gibi ikincil delillerin hukuki geçerliliği nedir? Bu durumu 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi çerçevesinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2013/464, K:2015/132 sayılı kararını da dikkate alarak tartışınız.
'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' (fruit of the poisonous tree) ilkesi, hukuka aykırı bir delilden yola çıkılarak elde edilen diğer delillerin de hukuka aykırı ve dolayısıyla geçersiz sayılacağını ifade eder. CMK'da bu ilkeye ilişkin açık bir düzenleme olmasa da, Yargıtay kararlarında bu ilkenin yansımaları görülmektedir. Yargıtay CGK'nın anılan kararında, CMK m.119/4'e aykırı olarak yapılan aramanın 'hukuka aykırı' olduğu ve bu arama sonucu elde edilen 'suça konu mermilerin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde bulunduğu' tespit edilmiştir. Kararın devamında mahkeme, 'dosyadaki hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller değerlendirme dışı tutulduğunda sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmamaktadır' diyerek, sadece hukuka aykırı arama sonucu elde edilen maddi delili değil, bu delilin varlığına dayanan tüm iddiaları ve delil zincirini geçersiz saymıştır. Eğer sanığın ikrarı, sadece bu hukuka aykırı delilin kendisine gösterilmesi sonucu alınmışsa ve başka hiçbir bağımsız delil yoksa, bu ikrar da 'zehirli ağacın meyvesi' olarak kabul edilebilir ve hükme esas alınamaz. Ancak ikrar, hukuka aykırı delilden bağımsız bir kaynaktan veya sanığın hür iradesiyle, başka delillerin de etkisiyle ortaya çıkmışsa geçerli sayılabilir. Somut olayın özelliklerine göre bu ayrımın yapılması gerekir (ceza-muhakemesi-kanunu-120-madde-cmk).