Haksız mal edinme suçunun (3628 s. Kanun) soruşturulmasında, bilirkişi raporunun rolü ve Yargıtay CGK (K.2019/302) kararına göre bu raporu hazırlayacak heyetin taşıması gereken nitelikler nelerdir? Sadece banka hesap hareketlerine dayalı bir rapor neden yetersiz kabul edilmiştir?
Haksız mal edinme suçu, kişinin mal varlığındaki artış ile yasal gelirleri arasında bir denge olup olmadığının teknik olarak incelenmesini gerektirdiği için bilirkişi raporu, davanın temel delilidir. Yargıtay CGK'nın anılan kararına göre, bu raporu hazırlayacak bilirkişi heyeti multidisipliner bir yapıda olmalıdır. Kararda; 'bir bankacı, bir yeminli mali müşavir veya hesap uzmanı, ayrıca sanığın aile fertleriyle birlikte yaşam tarzına, mesleki durumuna ve sosyal seviyesine göre temel harcamalarıyla yasal gelirlerinin denkliği... yönünden karşılaştırma yapabilecek sanıkla aynı veya benzer mesleki ve gelir durumuna sahip bir uzmandan' oluşması gerektiği belirtilmiştir. Sadece banka hesap hareketlerine dayalı bir raporun yetersiz kabul edilmesinin nedeni, mükerrer hesaplamalara yol açabilmesidir. Kararda belirtildiği gibi, 'bankalar arasında hesap hareketlerinin gerçekleşme ihtimali olduğu ve hesaplara yatan para tutarlarının ayrı ayrı toplanması sonucu ortaya çıkan rakamın yanıltıcı olacağı' vurgulanmıştır. Örneğin, bir hesaptan çekilip diğerine yatırılan aynı para, iki ayrı gelir gibi hesaplanabilir. Doğru bir analiz için, kişinin tüm gelirleri (maaş, kira, bağış vb.) ile tüm giderleri (harcamalar, kredi ödemeleri, yaşam maliyeti vb.) karşılaştırılarak net mal varlığı artışının ve bu artışın kaynağının tespit edilmesi gerekir (haksiz-mal-edinme-sucu-cezasi).