Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın, üzerinde paydaş olmayan bir kişiye ait muhdesat (örneğin bir ev) ile birlikte ortaklığın giderilmesi yoluyla satılması ve ihale bedeline muhdesat değerinin dahil edilmemesi durumunda, muhdesat sahibinin paydaşlara karşı sebepsiz zenginleşme (TBK m.77) davası açmasının hukuki dayanağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2017/1769, K:2019/1056 sayılı kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192863

Yargıtay HGK'nın anılan kararına göre, bu senaryoda muhdesat sahibinin paydaşlara karşı sebepsiz zenginleşme davası açması için hukuki bir dayanak yoktur. Sebepsiz zenginleşmenin temel unsurları; bir tarafın malvarlığında bir artış (zenginleşme), diğer tarafın malvarlığında bir azalma (fakirleşme), bu ikisi arasında nedensellik bağı ve zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Somut olayda, ihale bedeline muhdesatın değeri dahil edilmediği için, paydaş maliklerin eline geçen satış bedelinde muhdesattan kaynaklanan bir zenginleşme olmamıştır. Paydaşlar, sadece kendi paylarına düşen arsa bedelini almışlardır. Bu durumda, paydaşların malvarlığında davacının muhdesatı nedeniyle bir artış meydana gelmemiştir. Dolayısıyla sebepsiz zenginleşmenin en temel unsuru olan 'zenginleşme' gerçekleşmemiştir. Karara göre, bu durumda asıl sebepsiz zenginleşen, taşınmazı üzerindeki muhdesatla birlikte, ancak muhdesat için bir bedel ödemeden satın alan ihale alıcısıdır. Muhdesat sahibinin, talebini ihale alıcısına yöneltmesi gerekirdi. Paydaşların, almadıkları bir bedel üzerinden sorumlu tutulması mümkün değildir (tasinmazin-muhdesatlarla-birlikte-satilmasi).