657 sayılı DMK m.67 uyarınca kadrosuzluk nedeniyle kazanılmış hak aylığı bir üst dereceye yükseltilen bir memurun, bu yükseltmenin özel hizmet tazminatı ve ek gösterge gibi diğer mali haklarına etkisini, 'kadro derecesi' ile 'kazanılmış hak aylık derecesi' ayrımı üzerinden analiz ediniz.
DMK m.67, kadrosuzluk nedeniyle fiilen terfi edemeyen memurun mağduriyetini gidermek amacıyla, sadece 'kazanılmış hak aylık derecesini' bir üst dereceye yükseltir. Bu, memurun maaşının hesaplanmasında esas alınan dereceyi artırır. Ancak bu işlem, memurun işgal ettiği 'kadro derecesini' değiştirmez. Kadro derecesi, o pozisyon için ihdas edilmiş resmi derecedir. Özel hizmet tazminatı, ek gösterge gibi birçok mali hak, kanunlarda memurun 'kazanılmış hak aylık derecesine' değil, 'işgal ettiği kadroya' veya 'kadro derecesine' bağlanmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri'nin E:1987/28, K:1987/34 sayılı kararında, 67. madde ile kazanılmış hak aylığı yükseltilen personel ile 2182 sayılı kanun gibi özel kanunlarla yükseltilenler arasında yan ödemeler açısından ayrım yapılamayacağı belirtilmişse de, bu durum her zaman genel bir kural olarak uygulanamayabilir. Genel ilke, eğer bir mali hak doğrudan 'kadro derecesi'ne endekslenmişse, DMK m.67 uyarınca sadece kazanılmış hak aylığı yükselen memur bu haktan yararlanamaz. Ancak yan ödeme kararnamesi gibi düzenlemeler 'aylık alınan dereceyi' esas alıyorsa, memur bu artıştan faydalanabilir. Dolayısıyla, her bir mali hak için ilgili mevzuatın 'kadro derecesini' mi yoksa 'kazanılmış hak aylık derecesini' mi esas aldığına bakmak gerekir (devlet-memurlari-kanunu-67-madde-dmk).