6719 sayılı Kanun'un getirdiği düzenlemeler ışığında, bir tüketicinin elektrik faturasındaki kayıp-kaçak bedelinin iadesi için Tüketici Hakem Heyeti'ne veya mahkemeye başvurması durumunda, bu mercilerin yapabileceği denetimin kapsamı ve sınırı nedir? Konuyu, Yargıtay HGK'nın E:2017/992 K:2018/632 sayılı kararı çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192857

Yargıtay HGK'nın anılan kararında ve metinde belirtildiği üzere, 17.06.2016'da yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun, kayıp-kaçak bedeliyle ilgili uyuşmazlıklarda adli ve idari yargının denetim yetkisini önemli ölçüde sınırlandırmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen 17. maddenin 10. fıkrası (daha sonra Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilse de kanunun genel ruhu bu yöndedir) ve Geçici 20. madde uyarınca, Tüketici Hakem Heyetleri ve mahkemelerin yetkisi, faturalara yansıtılan bu bedellerin 'EPDK'nın düzenleyici işlemlerine (Kurul kararları, tarifeler vb.) uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.' Başka bir deyişle, hakem heyeti veya mahkeme, kayıp-kaçak bedelinin alınmasının adil olup olmadığını, sebepsiz zenginleşme oluşturup oluşturmadığını veya hakkaniyete uygun olup olmadığını tartışamaz. Yapabileceği tek denetim, davalı dağıtım şirketinin, EPDK tarafından belirlenen tarife ve oranlara uygun bir tahakkuk yapıp yapmadığını kontrol etmektir. Eğer tahakkuk, EPDK'nın düzenleyici işlemine uygunsa, talep reddedilmelidir. Bu düzenlemeler, konuyu esasen bir idari hukuk meselesi haline getirmiş ve adli yargının inceleme alanını daraltmıştır (kayip-kacak-bedelinin-iadesi).