CMK m.18/2'de yer alan 'Bu aşamalardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu hususta re’sen karar veremez' hükmünün, ceza muhakemesinde 'davanın bir duruşmada bitirilmesi' amacı ile ilişkisini ve yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olup olmadığı tartışması açısından ne anlama geldiğini izah ediniz.
CMK m.18/2'nin gerekçesinde de belirtildiği gibi, bu hükmün temel amacı, yargılamanın sürüncemede kalmasını engellemek ve 'davanın bir duruşmada bitirilmesi' idealine hizmet etmektir. Yetkisizlik iddiasının, yargılamanın ileri bir aşamasında (örneğin tüm deliller toplandıktan sonra) ileri sürülmesine izin verilmesi, davanın başka bir mahkemeye gönderilerek tüm sürecin yeniden başlamasına, bu da ciddi zaman ve emek kaybına yol açacaktır. Kanun koyucu, bu durumu önlemek için yetkisizlik iddiasını ve mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı verme yetkisini, ilk derece mahkemelerinde 'sanığın sorgusundan önce' gibi çok erken bir aşama ile sınırlandırmıştır. Bu kural, ceza muhakemesindeki yetki kurallarının, hukuk muhakemesindeki kesin yetki halleri dışında, mutlak anlamda kamu düzeninden sayılmadığını gösterir. Eğer sayılsaydı, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi ve mahkemece re'sen dikkate alınması gerekirdi. CMK m.18, yetki itirazını bir nevi 'ilk itiraz' haline getirerek, bu aşamadan sonra davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale gelmesini (yetkiyi kabul etmesini) sağlamakta ve usul ekonomisi ilkesini ön plana çıkarmaktadır (hmk-madde-18-yetkisizlik-iddiasi).