Kiracının kiralanan konuttan çıktıktan sonra evde zarar verdiği tespit edilirse, ev sahibinin zararı tazmin ettirmek için izlemesi gereken en doğru hukuki yol nedir? Doğrudan tazminat davası açmak yerine 'tespit davası' açmanın stratejik önemi ve hukuki faydası nedir?
Kiracının konuttan çıkmasından sonra zararın tespit edilmesi halinde, ev sahibinin doğrudan tazminat davası açması riskli olabilir. Çünkü kiracı, zararın kendisi tarafından yapılmadığını veya zararın olağan kullanımdan kaynaklanan eskime olduğunu iddia edebilir. Bu durumda ispat yükü ev sahibinde olacaktır. Metinde önerilen en doğru hukuki yol, öncelikle Sulh Hukuk Mahkemesi'nde (görevli mahkeme) ve taşınmazın bulunduğu yerde (yetkili mahkeme) bir 'delil tespiti davası' açmaktır. Bu davanın stratejik önemi şudur: Mahkeme tarafından görevlendirilen bir bilirkişi, henüz eve başka bir kiracı girmeden veya onarım yapılmadan, mevcut zararları, bunların niteliğini (olağan eskime mi, kötü kullanım mı) ve tamir bedelini objektif bir şekilde raporlar. Bu tespit raporu, daha sonra Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılacak tazminat davasında 'kesine yakın' bir delil niteliği taşıyacaktır. Ev sahibi, mahkeme kararıyla zararı tespit ettirdiği için, tazminat davasında ispat yükünü büyük ölçüde yerine getirmiş olur. Bu yol, tazminat davasının başarı şansını artırır ve süreci hızlandırır (eve-zarar-veren-kiraci-hakkinda-ne-yapilir).