TCK m.271'de düzenlenen 'suç uydurma' suçu ile TCK m.267'de düzenlenen 'iftira' suçu arasındaki temel ayrım ölçütünü, suçun mağduru ve maddi konusu bakımından karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192837

İki suç arasındaki temel ayrım ölçütü, suç isnadının belirli bir kişiye yöneltilip yöneltilmemesidir. İftira suçunda (TCK m.267), fail, hakkında soruşturma/kovuşturma başlatmak amacıyla 'belirli bir kimseye' hukuka aykırı bir fiil isnat eder. Burada mağdur, hem adliye hem de kendisine haksız fiil isnat edilen masum kişidir. Suç uydurma suçunda (TCK m.271) ise fail, işlenmediğini bildiği bir suçu 'belirli bir kişiye isnat etmeksizin', genel olarak 'işlenmiş gibi' yetkili makamlara ihbar eder. Örneğin, 'Evime hırsız girdi' demek suç uydurma iken, 'Evime komşum Ahmet hırsızlık için girdi' demek iftiradır. Bu nedenle suç uydurma suçunda mağdur doğrudan doğruya adliyedir (toplum). Maddi konu bakımından ise; iftirada isnat edilen fiilin 'hukuka aykırı bir fiil' olması yeterliyken (idari yaptırım gerektiren fiiller de dahil), suç uydurma suçunda uydurulan şeyin mutlaka kanunda 'suç' olarak tanımlanmış bir fiil olması gerekmektedir (suc-uydurma-sucu).