TMK m.325 uyarınca, anne ve baba dışındaki üçüncü kişilerin (özellikle büyükanne ve büyükbaba) çocukla kişisel ilişki kurabilmesinin iki temel şartı nedir? 'Olağanüstü hal' kavramı Yargıtay içtihatlarında nasıl yorumlanmaktadır?
TMK m.325'e göre üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurabilmesinin iki temel şartı şunlardır: 1) Olağanüstü hallerin mevcut olması, 2) Kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi. Yargıtay, 'olağanüstü hal' kavramını dar yorumlamaktadır. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2019 tarihli, 2019/6971 E., 2019/11474 K. sayılı kararı bu konuda aydınlatıcıdır. Kararda, velayet sahibi olmayan annenin kişisel ilişki kurma hakkı olduğu ve davacı anneannenin bu süre içinde torununu görebildiği, babanın da görüşmeye engel olmadığı belirtilerek, anneannenin torunuyla görüşebilme imkanına zaten sahip olduğu ve bu nedenle kişisel ilişki kurulmasını gerektirecek bir 'olağanüstü hal' bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, ebeveynlerden birinin vefatı, cezaevinde olması, yurt dışında bulunması gibi çocuğun hısımlarıyla olan bağının kopma tehlikesi altında olduğu veya velayet sahibi ebeveynin bu ilişkiyi haksız yere engellediği durumlar 'olağanüstü hal' olarak kabul edilebilir. Normal şartlarda, diğer ebeveynin kişisel ilişki günlerinde torununu görebilen bir büyükanne için bu şartın oluşmadığı kabul edilmektedir (cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi).