TCK m.123'te düzenlenen 'Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma' suçunun maddi unsurlarından olan 'ısrar' kavramının hukuki niteliğini ve Yargıtay'ın bu kavrama yaklaşımını, suçun manevi unsuru olan 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı' ile birlikte değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192831

TCK m.123'teki 'ısrar' kavramı, suçun oluşması için eylemin (telefon etme, gürültü yapma vb.) birden fazla kez tekrarlanması gerektiğini ifade eden objektif bir koşuldur. Tek bir eylem bu suçu oluşturmaz. Yargıtay, ısrarın varlığını değerlendirirken eylemlerin sayısı, sıklığı ve aralarındaki zaman aralığını dikkate alır. Ancak bu 'ısrar', suçun manevi unsuru olan 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadı' ile birleşmelidir. Failin hareketi, meşru bir hakkı kullanma (örn: borcunu talep etme) veya başka bir amaç taşıyorsa, sadece ısrarlı olması suçun oluşumu için yeterli değildir. Failin özel bir kastla, yani başka hiçbir amaç gütmeksizin, yalnızca mağdurun psikolojik huzurunu bozma amacıyla hareket etmesi gerekir. Yargıtay 4. CD., 03.04.2014, 2013/18706 E. sayılı kararında, sanığın attığı mesajlara karşılık mağdurun da mesaj atması durumunda, eylemin mağdurun rızasıyla gerçekleşip gerçekleşmediğine dair şüphe oluştuğundan, 'sırf huzur ve sükunu bozma maksadı' unsurunun oluşmadığına ve beraat verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu, ısrar unsurunun varlığına rağmen özel kastın yokluğu nedeniyle suçun oluşmayacağını gösteren tipik bir örnektir (kisilerin-huzur-ve-sukununu-bozma-sucu-ve-cezasi).