Bir ceza davasında sanık hakkında hem 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' hem de bu suçun işlenmesi sırasında 'kasten yaralama' suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin (örneğin, TCK m. 87) gerçekleşmesi durumunda, TCK m. 109/6 uyarınca ceza nasıl belirlenir?
Cevap: TCK m. 109/6, bu iki suçun bir arada işlenmesi durumunda uygulanacak özel bir 'gerçek içtima' kuralı getirmiştir. Bu hükme göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya işlenmesi sırasında, kasten yaralama suçunun *neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri* (örneğin, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan bir durum, ölüm gibi TCK m. 87'de sayılan sonuçlar) gerçekleşirse, faile *her iki suçtan ayrı ayrı ceza verilir*. Bu demektir ki: 1. Fail, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (TCK m. 109) dolayı cezalandırılır. 2. Ayrıca, kasten yaralama suçundan (TCK m. 86) ve meydana gelen ağır neticeden dolayı (TCK m. 87) da cezalandırılır. Bu iki suçtan verilen cezalar toplanarak infaz edilir. Bu düzenleme, kasten yaralama suçunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde (TCK m. 86/2) olması durumundan farklıdır. Eğer yaralama basit nitelikte ise, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi (Y. 8. CD., 17.06.2010, 2010/1434-2010/8857), bu yaralama fiili, hürriyeti kısıtlama suçunun unsuru olan cebir kapsamında kabul edilir ve fail sadece TCK m. 109'dan cezalandırılır, ayrıca yaralamadan ceza verilmez. Ancak yaralama ağırlaşmış bir neticeye yol açmışsa, TCK m. 109/6'daki özel kural gereği her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilir. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)