CMK m. 147'de sayılan, ifade ve sorgu öncesi şüpheliye veya sanığa hatırlatılması gereken haklardan en temel olanları nelerdir? Bu hakların hatırlatılmamasının, alınan ifadenin delil değeri üzerindeki etkisi nedir?
Cevap: CMK m. 147, ifade ve sorgu öncesinde şüpheliye/sanığa bildirilmesi zorunlu olan temel hakları düzenlemiştir. Bu haklar, adil yargılanma hakkının temel güvenceleridir. En temel olanları şunlardır: 1. **Kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplama yükümlülüğü** dışında, hakkındaki suçlamayla ilgili açıklama yapmama, yani **susma hakkı**. 2. Hakkındaki **suçlamanın ne olduğunu öğrenme hakkı**. 3. Bir **müdafiin (avukatın) hukuki yardımından yararlanma hakkı**, avukatı yoksa baro tarafından bir avukat görevlendirilmesini isteme hakkı ve avukatıyla görüşme hakkı. 4. Yakalandığında veya gözaltına alındığında durumun **yakınlarına bildirilmesini isteme hakkı**. 5. Lehine olan delillerin toplanmasını isteme hakkı. Bu hakların, özellikle de *susma hakkı ve müdafiden yararlanma hakkının*, ifade veya sorgu başlamadan önce şüpheliye/sanığa usulüne uygun olarak hatırlatılması bir zorunluluktur. Bu haklar hatırlatılmadan veya eksik hatırlatılarak alınan bir ifade, *hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil* sayılır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu şekilde elde edilen bir ikrar veya beyan, tek başına veya belirleyici delil olarak bir mahkumiyet hükmüne esas alınamaz. Bu, savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiği için mutlak bir bozma nedenidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-148-madde-cmk/ - dolaylı atıf)