HMK'ya göre, bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, özel bir mahkemenin (örneğin İş Mahkemesi) görev alanına giren bir davaya 'o mahkeme sıfatıyla' bakması ne anlama gelir ve bu durumda hangi yargılama usulünü uygulaması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192801

Cevap: Bir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, özel bir mahkeme 'sıfatıyla' davaya bakması, o yargı çevresinde (adliyede) ilgili özel mahkemenin (İş, Aile, Ticaret vb.) kurulmamış olması durumunda gerçekleşir. 5235 sayılı Kanun gereği, bu durumda o özel mahkemenin görev alanına giren davalara bakma görevi, genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesi, davaya kendi normal statüsüyle değil, görevli olması gereken *özel mahkemenin yerine geçerek*, onun 'sıfatıyla' bakar. Bunun en önemli sonucu, yargılama usulüyle ilgilidir: Asliye Hukuk Mahkemesi, kendi normal yargılama usulü olan 'yazılı yargılama usulünü' değil, baktığı davanın tabi olduğu *özel mahkemenin yargılama usulünü* uygulamak zorundadır. Örneğin: - Bir İş Mahkemesi sıfatıyla bir iş davasına bakıyorsa, İş Mahkemeleri Kanunu'nda öngörülen ve daha hızlı olan 'basit yargılama usulünü' ve zorunlu arabuluculuk gibi özel dava şartlarını uygulamalıdır. - Bir Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakıyorsa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki özel usul hükümlerini dikkate almalıdır. Mahkemenin, kararında davaya hangi mahkeme sıfatıyla baktığını açıkça belirtmesi gerekir. Bu, kanun yolları ve uygulanacak diğer usul kuralları açısından önemlidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/asliye-hukuk-mahkemesi-gorevleri/)